Papa 14. Leo, Anıtkabir’de barış mesajı bırakarak Türkiye’ye resmi ziyarette

Kasım 27, 2025 0 Yorumlar Barış Kılıçarslan

Papa 14. Leo, Vatikan Devlet Başkanı olarak Türkiye’ye yapmış olduğu ilk papalık ziyaretiyle, Anıtkabir’deki bir anısal geleneksel hareketle, modern Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duydu. 27 Kasım 2025, saat 09:00’da Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Anıttepe’de, 60 saniyelik bir sessizlikle başlayıp, bir çelenk koyma töreniyle devam eden bu ziyaret, sadece bir protokol görevi değil, siyasi ve dini bir mesajın taşındığı bir an oldu. Ziyaretin ardından, Anıtkabir’in Misak-ı Milli Kulesi’nde, Papa 14. Leo, özel deftere el yazısıyla şu ifadeyi bıraktı: "Türkiye’yi ziyaret edebildiğim için Tanrı’ya şükrediyorum ve bu ülkeye ve insanlarına barış ve refah bolluğu diliyorum." Bu satırlar, hem dini bir saygı ifadesi hem de bir siyasi açıdan, Türkiye’ye karşı Vatikan’ın barışçıl niyetlerini yansıtan bir belge haline geldi.

Anıtkabir’den Cumhurbaşkanlığı’na: Bir diplomatik yol haritası

Ziyaretin ardından Papa 14. Leo, saat 11:30’da Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ulaştı. Orada, 70 yaşındaki Recep Tayyip Erdoğan ile 45 dakikalık baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşme, yalnızca iki lider arasında değil, iki farklı dini ve siyasi gelenek arasında kurulan bir köprü olarak değerlendirildi. Ardından, 12 Vatikan yetkilisi ve 10 Türk yetkilinin katıldığı 75 dakikalık heyetler arası toplantı yapıldı. Katılanlar arasında Vatikan Devlet Sekreteri Cardinal Pietro Parolin ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yer aldı. Toplantıda, Suriye mültecileri, Doğu Akdeniz sorunları ve Hristiyan azınlıkların Türkiye’deki statüsü gibi hassas konular gündeme geldi. Ancak, her iki taraftan da yapılan açıklamalarda, bu meselelerin "diyalog çerçevesinde ele alınacağı" vurgulandı.

İnanç ve bilginin evi: Millet Kütüphanesi’nde bir konuşma

Öğleden sonra saat 14:00’da, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin Cihannüma Salonu’nda, 150 kişilik bir davetli grubuna hitap eden Papa 14. Leo, 22 dakikalık bir konuşma yaptı. Konuşmasında, "İnanç, yalnızca ibadet değil, aynı zamanda insanlık ortaklığıdır" dedi. Erdoğan, yanındaki koltukta sessizce dinledi. Bu sahne, Türkiye’deki laiklik anlayışı ile Vatikan’ın dini diplomasisi arasındaki dengenin görsel bir simgesi oldu. Konuşmada, 325 yılında İznik’te toplanan Birinci Nicea Konsili’ne atıfta bulunarak, "Bugün de aynı ruhla, farklı inançlar arasında bir köprü kurmak gerekir" diyerek, ziyaretin temel mesajını özetledi.

Diyanet ve Vatikan Büyükelçiliği: Dini kurumlar arası köprüler

Aynı gün, saat 15:45’te Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ziyaret eden Papa 14. Leo, Diyanet Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ile 30 dakika görüşmüştü. Bu görüşme, Türkiye’nin devlet tarafından yönetilen İslam kurumu ile Vatikan arasında doğrudan bir kanal kurma çabasının bir parçasıydı. Erbaş, "Türkiye’deki Müslümanların, Hristiyan azınlıklarla barış içinde yaşadığını" vurgularken, Papa, "Bu denge, Avrupa’nın birçok ülkesinde hayal kırıklığına uğramıştır" dedi. Bu karşılıklı anlayış, özellikle Türkiye’deki Kürtçe ve Arapça konuşan Hristiyan topluluklarının dini hakları gibi konularda gelecekteki iş birliği için temel oluşturdu.

İstanbul ve İznik: Tarihin kalbinde bir ecumenik yolculuk

Ankara ziyareti tamamlandıktan sonra, Papa 14. Leo, saat 18:15’te Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Vatikan’a ait Airbus A320 (I-VATI) ile İstanbul’a doğru yola çıktı. İstanbul’daki dört günlük program, 17 farklı yolda 07:00-22:00 saatleri arasında trafik kapanmalarıyla başladı. Ancak en önemli etkinlik, 29 Kasım 2025’te İznik’te gerçekleşecek. Burada, Hagia Sophia Kilisesi’nde (İznik), 1700 yıl önce toplanan Birinci Nicea Konsili’nin yerinde, Hristiyanlık tarihinin en önemli olaylarından birinin sembolik tekrarı yapılacak. Vatikan’ın diplomatik kaynaklarına göre, bu ziyaretin amacı, Katolik, Ortodoks ve Protestan grupları arasında bir ecumenik anlaşma sağlamaktır. Bu, Türkiye’nin tarihi mirasını, yalnızca milli bir varlık değil, dünya çapında bir dini miras olarak tanıma yönünde önemli bir adım.

Neden bu ziyaret tarihi bir an?

Neden bu ziyaret tarihi bir an?

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, Papa Francis’in 2014’teki son ziyaretinden bu yana ilk papalık devlet ziyareti. O zaman, Suriye krizi ve Türkiye’deki Kürt sorunu üzerine odaklanmıştı. Bu sefer, Vatikan’ın mesajı daha çok "diyalog" ve "tarihsel anlayış" üzerine kuruldu. 2025 yılında, Türkiye’nin Avrupa’yla ilişkilerindeki gerginlikler, Doğu Akdeniz’deki sualtı kaynakları anlaşmazlıkları ve Mülteci politikaları, Vatikan’ın bu ziyaretiyle bir "dini barış çabası" olarak yeniden tanımlanmaya çalışılıyor. Papa’nın Anıtkabir’deki el yazısı, bu bağlamda, bir devletin kurucusuna verilen dini saygıyla, modern Türkiye’nin kimliğini tanıyan bir mesaj olarak yorumlanıyor.

İstanbul’dan sonra ne olacak?

Ziyaretin son günü olan 1 Aralık 2025’te, Papa 14. Leo, İstanbul’da bir katedralde ibadet yapacak ve yerel Hristiyan topluluklarıyla bir araya gelecek. Daha sonra Vatikan’a dönecek. Ancak, bu ziyaretin etkileri uzun süre kalacak. Türkiye, Vatikan ile ilişkilerini daha da derinleştirmek için, 2026’da bir "İnanç ve Medeniyet Diyalogu Konseyi" kurmayı planlıyor. Bu kurum, Diyanet, Vatikan ve bazı Ortodoks kiliseleriyle işbirliği içinde çalışacak. Ayrıca, 2027’de, İstanbul’da bir "Tarihi İnançlar Sergisi" açılması da gündemde.

Sık Sorulan Sorular

Papa 14. Leo, Anıtkabir’de neden Atatürk’e saygı gösterdi?

Papa 14. Leo, Atatürk’ü modern Türkiye’nin kurucusu olarak tanıyor ve laik bir devletin dini çeşitliliği koruma çabasını takdir ediyor. Bu saygı, Türkiye’nin dini azınlıklara karşı açık tutumunu ve Vatikan’ın laiklikle uyumlu bir İslam toplumu arayışını yansıtır. Bu tür bir davranış, Vatikan’ın Türkiye’ye karşı politikası için bir sinyal niteliğinde.

İznik ziyareti neden bu kadar önemli?

İznik’teki Hagia Sophia Kilisesi, 325 yılında Birinci Nicea Konsili’nin yapıldığı yerdir. Bu konsil, Hristiyanlığın temel inançlarını belirlemiş ve İsa’nın tanrısal doğası gibi kritik konuları kararlaştırmıştır. Papa’nın buraya gitmesi, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki bölünmeyi kapatma çabasının bir parçasıdır. Türkiye, bu tarihsel mirasın koruyucusu olarak da tanınıyor.

Bu ziyaret Türkiye’deki Hristiyan azınlıklara ne kazandırır?

Vatikan’ın açıkça Türkiye’deki Hristiyan topluluklarının dini haklarını koruma çağrısında bulunması, Türkiye’nin bu azınlıklara yönelik politikalarını gözden geçirmeye zorlayabilir. Özellikle, kilise inşaatı, eğitim ve dini hizmetler konularında daha esnek bir yaklaşım bekleniyor. Diyanet ve Vatikan arasındaki diyalog, bu alanda somut adımların atılmasına yol açabilir.

Papa 14. Leo, önceki papalardan nasıl farklı?

Papa 14. Leo, 2025 yılında seçildi ve daha çok küresel diyalog ve tarihsel mirasa odaklanan bir yaklaşım sergiliyor. Francis gibi değil, daha çok simgesel ve tarihsel anlamlara önem veriyor. Anıtkabir’deki el yazısı gibi davranışlar, politik değil, kültürel bir bağ kurma niyetini gösteriyor. Bu, Vatikan’ın Türkiye’ye karşı daha sakin, daha derin bir strateji izlediğini gösteriyor.